Hamileyken

Hamilelikte Şeker Kaç Olursa Tehlikelidir?

23.03.2022
181
Hamilelikte Şeker Kaç Olursa Tehlikelidir?

Hamilelikte şeker kaç olursa tehlikelidir sorusunun cevabının bilmek, anne adayının olası risklerden kaçınmasına ve şeker ölçümlerine göre neler yapması gerektiğine karar vermesine yardımcı olur. Bu şekilde anne adayı olası risklerden de kaçınabilir.

Hamilelik dönemi genel olarak kadın vücudunun her anlamda farklılık yaşamasına neden olabilir. Vücudun genel olarak enerjisinin arttığı bir dönem olan gebelik döneminde kişinin kan şekeri değeri normalden daha düşük veya daha yüksek değerlerde çıkabilmektedir.

Gebelik döneminde kanda yeterli miktarda insülin hormonu bulunmaz ise bunun için de vücut glikoz gereksinimini artıracaktır. Buna bağlı olarak ketoza yatkınlık artması görülmektedir. Ketosiz ise hem bebeğin gelişimi hem de anne adayının sağlığı açısından risk teşkil edebilecek durumları meydana getirebilir.

Gebelik döneminde pek çok hormonda meydana gelen artış da yine insüline karşı direncin gelişmesine de neden olabilir. Bu da hamilelikte şeker yüksekliği veya düşüklüğüne neden olarak bazı problemlerin ortaya çıkmasına sebep olabilir.

Hamilelik Döneminde Şeker Kaç Olmalıdır?

Gebelik döneminde anne adaylarında kanda bulunan glikoz seviyesinde yükselmelerin görülmesi oldukça normaldir. Özellikle anne adayı şekerli besinleri az tüketse bile yine de şeker oranı hamilelik döneminde biraz daha yüksek çıkabilir.

Ortalama olarak gebelik döneminde şeker değerlerinin 60 ile 105 mg/dl arasında olması normal olarak kabul edilir.

Hamile kalmadan önce şeker hastalığı ile ilgili bir sorunu olmayan kişilerde bile hamileyken şeker ile ilgili problemler ortaya çıkabilmektedir. Bu durum gebelik dönemi boyunca kontrol altında tutulmaz ise anne ve bebek sağlığı için de risk teşkil edebilir. Bunun için gebeliğin erken dönemlerinde şeker sorununun teşhis edilmesi oldukça önemlidir.

Hamilelikte şeker yükleme testleri yapılarak kan şekeri değerleri belirlenmekte ve buna göre de önlem alınabilmektedir.

Hamilelik Döneminde Açlık ve Tokluk Şekeri Kaç Olmalıdır?

hamilelikte tokluk sekeri kac olmali
hamilelikte tokluk şekeri kaç olmalı

Hamilelik döneminde anne adayının kan şekeri sürekli olarak aynı değerlerde olmamaktadır. Bunun için de kan şekeri değerinin açlık ve tokluk zamanlarında farklı değerlerde ölçülmesi gerekmektedir. Farklı zaman aralıklarında yapılacak olan kan şekeri ölçümleri hamilelik dönemindeki şeker sorununu daha net bir şekilde ortaya çıkartmaktadır.

Gebelik döneminde yapılacak olan genel sağlık rutini içerisinde de açlık ve tokluk kan şeker ölçümleri yer almaktadır ve gebelik kontrolleri sırasında bu ölçümler yapılmaktadır.

Gebelik dönemi içerisinde yapılan şeker yükleme testleri kesinlikle bebek ve anne sağlığı açısından herhangi bir risk oluşturmamaktadır. Şeker yükleme testi yaptırmış olan anne adayı kısa süre içerisinde de normal şeker değerlerine ulaşabilmektedir.

Hamilelikte açlık kan şekeri seviyesi 60 ile 90 mg/dl değerleri arasında olmalıdır. Bu değerlerin altında veya üstünde ölçülen şeker değerleri, gebe kadında diyabetle ilgili bir problem olduğunu gösterir ve doktor tarafından izlenmelidir.

Hamilelikte tokluk kan şekeri değeri ise 120 ile 130 mg/dl değerleri arasında olması idealdir. Bu değerler ortalama olmakla birlikte anne adayları için hamilelik döneminde normal değerler olarak kabul görmektedir.

Hamile olan kadınlarda yapılan testler sonucunda açlık ve tokluk değerlerinin yukarıda belirtilen değerlerin altında veya üzerinde olması, anne ve bebeğin sağlığı için sorunların oluşmasına neden olabilir.

Hamilelikte Şeker Hastalığının Oluşturduğu Riskler Nelerdir?

Gebelikten önce şeker hastası olanlar veya gebelik döneminde şeker değerleri yüksek olanlarda hem bebek hem de anne adayının sağlığı açısından riskler oluşabilmektedir.

Anne için oluşabilecek riskler

Hamilelikte şeker yüksekliği veya düşüklüğünün anne adayı için bazı riskleri vardır.

Hamilelikte şekerin yüksek veya düşük olması aşağıdaki gibi riskler oluşturabilir:

  • Kendiliğinden düşük meydana gelmesi;
  • Organ hasarları;
  • İdrar yolu enfeksiyonları;
  • Şiddetli ve ileri derecede kansızlık;
  • Hipoglisemi;
  • Sezeryan ile doğum;
  • Doğum sonrası şiddetli kanama;
  • Doğum sonrasında meydana gelebilecek doku enfeksiyonları.

Anne karnında bebek için oluşacak risk faktörleri

Anne karnında bebek için şeker yüksekliği veya düşüklüğünün risk faktörleri şu şekildedir:

  • Doğumda meydana gelen anormallikler;
  • Bebekte gelişme geriliği;
  • Bebeğin suyunun normalden çok daha az veya fazla olması;
  • Yapı olarak iri bebek;
  • Erken doğum;
  • Doğumda travma meydana gelmesi.

Yeni doğan bebek için oluşabilecek risk faktörleri

Hamilelikte şeker hastalığı sadece anne adayını veya anne karnındaki bebeği etkilemekle kalmaz. Bebek doğduktan sonra da çeşitli problemlerin ortaya çıkmasına neden olur.

Hamilelikte şeker yüksekliği veya düşüklüğünün yeni doğan bebek için oluşturduğu problemler şunlardır:

  • Solunumda sıkıntı;
  • Hipoglisemi;
  • Sarılık hastalığı.

Gebelik Döneminde Kan Şekerinin Takibi Nasıl Yapılır?

hamilelikte seker yuklemesi
Hamilelikte seker yüklemesi

Normal bireylerde ideal açlık ve tokluk düzeyleri ortalama olarak belirlidir. Gebelik dönemi boyunca haftada en az iki kez olmak üzere hem kahvaltıdan önce hem de en az 2 saat sonra kan şekerinin ölçümü yapılmalıdır. Ayrıca öğle ve akşam yemeğinden önce de yine ölçüm yapılması gerekir. Son olarak da gece saat 11:00’den önce kan şekeri ölçümü yapılması gerekir. Günde 5 kez olmak üzere ölçüm yapılması gebelik döneminde kan şekerini takibinin yapılması için yeterli olacaktır.

Ancak bazı gebe kişilerde kan şekerinde herhangi bir yükselme meydana gelmeden de idrarda da şekerin çıktığı gözlemlenebilmektedir. Bunun için ayrıca günlük idrar glikoz takiplerinin yapılması da daha sağlıklı sonuç için gerekli olabilir. Ancak her iki durumda da doktor ile görüşülmesi sürecin daha sağlıklı takip edilmesi açısından oldukça önemlidir.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Hamileyken.com içerisinde yer alan yazılar genel tavsiye niteliğindedir. Hiçbir zaman tedavinin bir parçası veya doktorun önerisi olarak değerlendirilmemelidir.Yazı içeriği tüm hakları saklıdır ve izinsiz olarak kullanılamaz.